Sakatlar 2: İki Burkulmuş Bilek |
|
Ocak ayı başında ilanları görünce heyecanlandım. 2 ye 2 tek pota turnuva. Tabi hemen Selçuk ile yazıldık. Geçen hafta sonu dizi biraz yordum. O yüzden bu haftayı dinlenerek geçiriyordum. Geçen Cuma günü ise Selçuk salona erken geldi. Erken derken kendine göre erken, beni kapıda ağaç etti o ayrı. Antrenmandan sonra şut mut atarız diye basket sahasına gittik. Zaten adam da yoktu. Ama Selçuk bu yerinde durmaz. İlle oynayalım. Ayakkabım da yok ama oynayalım bari dedik. Maç da sert oluyordu. Bir pozisyonda ufak tefek elemanın biri altımda kaldı. Onun ayağına basınca sol bilek esnedi. Ben maçı bıraktım hemen. Buz koyup evin yolunu tuttum. Evde de iki gün buz, volteren, lasonil uyguladım. Şişi indirdim. İyi de hissediyordum ama pazartesi günü maç yapabilir miyim onu bilmiyordum. Dün sabahtan salona kalabalık gittik. Mehmet, Selçuk, Erdem. Ben antrenmanımı bitirip Selçukların yanına gittim. Selçuk ve Erdem maç yapıyorlardı. İkinci maçlarında Selçuk'un bileği esnedi. Ben kenardan turnuva bizim için başlamadan bitti diye düşündüm. Buzumuzu alıp koltuklara yayıldık. Son bir kaç aydır hep aynı yeri burkuluyor. Sanırım yer etti. Güçlendirme çalışmaları yapması gerek. Bir de ikimizin de iyi birer ayakkabı almamız lazım. Tesadüfen turnuvayı organize eden Erhan Hocayı gördük. Durumumuzu gösterip fikstürü sorduk. Pazartesi Salı iki maçımız vardı. Onları Çarşamba Perşembeye ertelettik. Aradaki iki gün ilaç gibi gelecek. Gerçi sıçrama sorunlarım olacak ama idare etmeye çalışacağım. Bugün itibariyle maçlar başlıyor. Cuma akşamına kadar çok iddialıydık. Bakalım iki sakat ve Sakatlar ne yapacak. |
| Haber Tarihi: 30 Ocak 2006 |