Kış Koşuları |
|
Başlığa bakıp aldanmayın. Kış yazdım ama henüz kışın İstanbul'a uğradığı yok. Havalar çok güzel gidiyor. Ben de fırsattan istifade sabahları koşuyorum. Gerçi karda, çamurda da koştuğumuz oldu. Tatlı su atleti değiliz, ortama uyum sağlamasını biliriz. Ama güzel havalarda koşmanın keyfi ayrı oluyor. Dün tek başıma koştum. Saat yedide Marmara Yelken'in önündeydim. MP3 çalarımı kontrol edip parkura başladım. İlk bir kaç dakika epey zorlandım. Bazı günler adaleler geç açılıyor. Bugün de onlardan biri diye düşündüm. Kalamış'tan dönerken kronometre 11.28'i gösteriyordu. Kalp monitörümden de 145 değerini okudum. Yazın aynı parkuru on dakika civarında dönebiliyordum. Dizlerimden ufak ufak acı sinyalleri gelmeye başlamıştı. Ben yine de tempomu artırdım. Parkuru bitirdiğimde süre 23 dakikaydı. Son 200m de depar atacaktım ama gücüm kalmamıştı. Yaz sonuna göre 3 dakika yavaştım. Gerçi yazın da hep 20 dakikada koşmuyordum ama arada kendimi denemek için zorladığımda bu süreyi rahatlıkla tutturuyordum. Ramazan'dan sonra hızlı kilo almamın da etkisi vardır. Bacaklar çabuk şişiyor koşarken. Bu gece çok karışık rüyalar gördüm. Zaten üç dört defa da uyandım. Her seferinde yorgan üzerimden gitmiş, titrek bir vaziyette buldum kendimi. Belki de bir taraflarım açık kaldı diye gördüm bu rüyaları. Yediye yirmi kala çalan saatim beni bu rüyalardan kurtardı. Camı açıp dışarıya baktım. Lodos esiyordu ılık ılık. Yavaş yavaş hazırlanmaya başladım. Göğüs bandımı ve kalp monitörü saatimi taktım. Şortumu giydim. Derken telefon çaldı. Arayan Selçuk'tu. Evden çıkıyormuş haber veriyor. Tamam dedim yaklaşınca çaldırırsın. Saat yedi buçuğa doğru sahilde buluştuk. Hava bulutluydu. Lodos tatlı tatlı yüzümüzü okşuyordu. Isındıktan sonra koşuya başladık. Başladıktan bir müddet sonra hava iyice sıcak geldi. Koşuya tişört ile devam ettim. Yavaş bir tempoda koşuyu tamamladık. Selçuk da Pazar gününün aksine hiç durmadan tamamladı koşuyu. Derece 24 dakika 29 saniye gibi kötü bir dereceydi. Ortalama kalp atışı 144, maksimum kalp atışı 160 idi. Ama dünün aksine bugün kendimi daha iyi hissediyordum. Hiç bir yerim ağrımadan, sızlamadan; sorunsuz bir şekilde tamamladım koşuyu. Eve gelip duşumu aldım. Kendimi endorfinin etkisine bıraktım. Evet çok mutluyum. |
| Haber Tarihi: 7 Aralık 2005 |