|
Araştırmalara göre, Türkiye’de ailelerin
yüzde 34’ünde fiziksel, yüzde 53’ünde ise sözlü şiddet uygulanıyor.
Şiddete maruz kalanların yüzde 80’i şiddet karşısında yapılacak bir
şey olmadığına inanıyor. Türkiye’de 4 kadından biri okuma yazma
bilmiyor. Kadınların sadece yüzde 3.9’u üniversite mezunu. Dünyada
her 3 kadından biri şiddet, her 5 kadından biri tecavüz veya tecavüz
girişimi kurbanı oluyor.
Başbakanlık Aile ve
Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün 5 coğrafi bölgeyi temsilen
12 ili kapsayan “Aile İçi Şiddetin Sebep ve Sonuçları” araştırmasına
göre, ailelerin yüzde 34’ünde fiziksel şiddet, yüzde 53’ünde de
sözlü şiddet uygulanıyor.
Bu ailelerde çocukların
yüzde 46’sı da fiziksel şiddete maruz kalıyor. Ebeveynlerin
geçmişlerinde fiziksel şiddete maruz kalmış olma oranı ise yüzde 70.
Şiddete uğrayanların yüzde 80’i, gördükleri şiddet karşısında
yapılacak bir şey olmadığına inanıyor. Kendisine itaat etmemesi
durumunda kadını dövmeyi hak olarak gören erkeklerin oranı yüzde
45’lere ulaşırken, aile içi suçların yüzde 87’si, kadınlara karşı
işleniyor.
Kadınlar,
şiddeti yakınındaki erkeklerden ya da aile bireylerinden görüyor.
Çalışabilir kadınlardan ancak 3’te birinin istihdam edildiği
Türkiye’de 5 milyon sigortalının yüzde 12’sini kadınlar oluşturuyor.
Lise ve daha üstü eğitimli 15-24 yaş grubunda bulunan kadınların
yüzde 39.6’sı çalışmıyor.
Ankara Tabip Odası
İşyeri Hekimliği Uzmanı Dr. Vahide Bilir’in, Belediye-İş Sendikası
tarafından 2005 yılında yapılan araştırma sonucuna dayanarak verdiği
bilgiye göre, dünyada 3 milyar kadın yaşıyor ve her yıl yarım
milyondan fazla kadın gebelik ya da doğum sırasında yaşamını
yitiriyor.
Dünya
kadınlarının görünümü
Dünya genelindeki mültecilerin yüzde 80’ini kadınlar oluştururken,
280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından biri okuma yazma
biliyor.
Dünyanın bir çok
bölgesinde kadınlar zor şartlar altında yaşamlarını sürdürürken, her
3 kadından biri şiddete maruz kalıyor, her 5 kadından biri tecavüz
veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor. Yoksulluk ise giderek
kadınlaşıyor. Yeryüzündeki mutlak yoksulluk sınırındaki 1.5 milyar
kişinin yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor.
Dünyadaki işlerin yüzde
60’ını yapan kadınlar, toplam gelirin yüzde 10’una, dünya üzerindeki
mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler.
Türkiye'den
kadın manzaraları
Türkiye’de okur yazar olmayan yaklaşık 7.5 milyon kişinin 6
milyonunu kız çocukları ve kadınların oluşturuyor.
Türkiye’de her 4 kadından biri okuma yazma bilmiyor. Kadınların
sadece yüzde 3.9’u üniversite mezunu. Türkiye’de nüfusun yarısı
kadın olmasına karşın TBMM’de milletvekili oranı yüzde 4.4, yerel
yönetimlerde kadın temsil oranı ise binde 5. Kadın kazancı erkek
kazancından yüzde 40 daha az.”
Türkiye’de kadınlara
yönelik şiddet eylemlerinin en belirgin nedeni, toplumda kabul gören
genel ahlak ve namus anlayışından kaynaklanıyor.
Böylesi de var
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün yaptığı araştırması ise
üniversite ve diğer yüksek eğitim kurumlarında görev yapan kadın
öğretim elemanlarının tüm öğretim elemanlarına oranının, yüzde 33.1
olduğunu ortaya koyuyor.
Devlet İstatistik
Enstitüsünün verilerine göre, baroya kayıtlı avukatların 3’te birini
kadınlar oluşturuyor. Bugün TBMM’de 24 kadın milletvekili bulunuyor.
Son 10 yılda kurulan kabinelerde 12 kadın bakan görev yaptı.
Anadolu’nun çeşitli ilçelerinde görev yapan kadın kaymakamların
sayısı günden güne artıyor.
Anayasa Mahkemesi
Başkanı Tülay Tuğcu, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe
Soysal, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zehra Seyfikli,
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Semra Ülkü
kariyerlerinin zirvesine çıkmayı başaran kadınlar arasında yer
alıyor.
Öte yandan, birçok
üniversitede kadınlar dekan olarak görev yapıyorlar.
Uzman gözüyle
şiddet
Kadınlara yönelik duygusal, cinsel, ekonomik ve fiziksel şiddet
kullanılıyor. Dr. Vahide Bilir, duygusal şiddet uygulamasında,
kadına karşı çocukların kullanıldığını ve tehdit edildiklerini
belirterek şunları kaydetti:
“Kadın korkutuluyor ve sosyal çevreden uzak tutuluyor. Ekonomik
şiddet uygulamasında da kadının çalışmasına izin verilmiyor, kadının
iş hayatında ilerlemesine yardımcı olacak fırsatları
değerlendirmesine engel olunuyor, maaşına, gelirine ve mal
varlıklarına el konuluyor. Cinsel şiddette ise kadına eşyaymış gibi
davranılıyor, kadın istemediği cinsel davranışlara zorlanıyor. Kaba
kuvvet kullanılarak cinsel ilişkiye zorlanıyor, tecavüz ediliyor,
cinsel bölgelere işkence ediliyor veya fuhşa zorlanıyor.”
Şiddet gören kadının
psikolojik bunalıma girebileceğine, alkol veya uyuşturucu bağımlısı
olabileceğine dikkati çeken Dr. Bilir, “Şiddet gören kadınlar, kimi
zaman da kendilerine zarar veren davranış biçimleri gösterebilirler.
İntihar edebilir, cinayet işleyebilirler” dedi.
Taciz ve
saldırı durumunda neler yapılabilir?
Dr. Bilir, cinsel saldırıya uğrayan kadının herhangi bir sağlık
kuruluşunda muayene olması, karakola ya da savcılığa başvurması
gerektiğini söyledi. Cinsel saldırıya uğrayan kadınların muayene
olmadan önce kesinlikle vücutlarını yıkamamaları gerektiğini
vurgulayan Bilir, “Ağız çalkalanmamalı, dişler fırçalanmamalı.
Tuvalet ihtiyacı mümkün olduğunca muayene olduktan sonraya
ertelenmeli, saç taranmamalı, giysiler değiştirilmemeli, muayeneye
giderken temiz iç çamaşırı ve giysi alınmalı” dedi.
Superonline
|