|
Bu seneki turnuvaya yine katılmadım. Havalar o kadar
sıcak gidiyor ki o güneşin altında maç yapmak düşüncesi bile beni yordu.
Koray ise Hillside Turnuvasını kazanan kadrosu ile turnuvaya girmiş.
Koray - Berkan - Gürcan. Kağıt üstünde süper kadro. Üç atan var, uzun
var, içerde şişkolarla güreşebilecek adam var. Tam turnuva takımı.
Pazar sabahı biraz yüzdükten sonra evde ABD - İspanya Olimpiyat Final
maçını seyrettim. Umduğumun çok üzerinde, kaliteli ve heyecanlı bir maç
oldu. İspanya sonuna kadar ABD'yi zorladı. Hem de onları koş koş oyun
tarzıyla. Yani neredeyse ABD'yi kendi silahı ile vuracaklardı ama Kobe
sonunda noktayı koydu. Ne demişti arkadaş olimpiyatlara gelmeden
"Basketbol bizim oyunumuz ve tüm Dünya'ya bu oyunun nasıl oynandığını
göstermek istiyoruz". Ben de maçın heyecanıyla gaza geldim. Serkan Baran
ile konuşup sahilde Hoop Fest turnuvasında bizim elemanlara destek
olmaya gittik.
Ben Bukefalos'a atladığım gibi soluğu Caddebostan'da aldım. Motordan
iner inmez de üzerimden ter boşandı. Saat dörde geliyordu ve hava
inanılmaz sıcak üstüne de nemliydi. Millet nasıl bu havada maç yapıyor
diye söylenirken 4 nolu potada bizim elemenları çeyrek final maçı
yaparken buldum. Takımın adı Jack Bull'muş. Berkan ve Gürcan dışarıdan
üçlükleri sıraladılar (tek potada 2 sayı oluyor ki büyük avantaj).
Berkan maçtan sonra ben denize gireceğim diye tutturdu.
Yarı final maçı çok daha zorlu geçecekti. Rakip burada şampiyonluklar
yaşamış oyunculardan kuruluydu. Maça Berkanlar yine hızlı başladılar.
Üçlüklerle belli bir fark yakaladılar. Daha sonra maçta kavga çıktı.
Rakip hakemlere küfür edince 3 teknik faul çalındı. Gürcan'ım Yonca'ya
10 üçlük atanım üç atışı da kaçırdı. Berkan da maç içinde iki faul
kaçırınca iş zora girdi. Önce takımın uzunu 3 tane üçlük attı.
Bizimkiler ise kolay atışları sayıya çeviremediler. Takım
konsantrasyonunun tamamen kaybetti. Maçın son anında bir üçlük daha
yediler ve 14-13 geri düştüler. Son 10 saniyede Berkan şut attı kafat
kaçırdı girmeyen topu ise Koray müthiş bir tiple potadan içeri sokup
maçı döndürdü. Maç 14-14 berabere bitti. Faul atışları ile Berkanlar
finale çıktılar.
Final maçına Faruk Ağabey (Akagün) yanında siz deyin 2.5 metre ben
diyeyim 3 metre bir çocukla teşrif etti. Berkan çocuğun yanında hobbit
gibi duruyordu. Onlar da yerlerini alınca final maçı başladı. Bizim
elemanlar oldukça yprgunlardı. Özellikle Gürcan bulduğu her boşlukta
kendini yere bırakıp dinleniyordu. Maç başlarda kafa kafaya gidiyordu
ama bizim savunma düşünce adamlar öne geçti. Maçın sonu muhteşemdi.
takım 20-17 geri düşmüştü. Ben Serkan'a dönüp "Bu kadar senedir Berkan'ı
turnuvalarda seyrettim ilk defa kaybederken göreceğim galiba" dedim.
Sonra bir şey oldu hiç kimse anlayamadı. Berkan önce bir üçlükle maçı
20-19 a getirdi. Sonra iyi savunma ile topu kazanıp bir üçlük daha
yolladı potaya. Top girmedi rakip hücumdayken Gürcan'ı dirseğiyle itince
hücum faul oldu ve 4 faul ile oyun dışı kaldı. Diğer oyuncuları zaten 4
faul almıştı. Kaldılar iki kişi. Gürcan basketi yapıp maçı 20-20'ye
getirdi. Top rakipteyken Gürcan'ın hareketine hakem faul çaldı. Rakip
basketi yapsa maçı kazanacaktı çünkü maç 22 ye uzamamıştı. Fakat top
kaçtı. Hücum sırası bizdeydi. Berkan kalan iki kişiyi sırtına alıp pota
dibine indi. Çıkardığı pası alan Koray basketi yapınca Amerika'da
Türkiye'yi temsil etme hakkını şampiyon olan Jack Bull takımı kazanmış
oldu. Ben de şampiyon olmuş kadar sevindim. Berkan turnuvanın MVP'si
oldu. Son final maçını neredeyse tek başına aldı.
|