Fenerbahçe Ülker 84 - 80 Efes Pilsen

08 03 2009
 

Dün oynanan ve nefes kesen bir mücadeleye sahne olan, beni basketbola doyuran, FB - Efes maçının yorumunu Alp'in kaleminden okuyabilirsiniz.

 

GEL-GİT

 

Avrupa defterini çok önce kapatmak zorunda kalan, Beko Basketbol liginin yalnızca 1. haftasında Banvit'e mağlup olan ve 19 Ekim 2008'den itibaren Ligde yenilgi yüzü görmeyen Avrupa Ligi temsilcimiz ile yine aynı Avrupa defterini henüz kapatmak zorunda kalan, Ligde üçü son sekiz haftada olmak üzere (Galatasaray Cafe Crown, Mersin BŞB, Beşiktaş Cola Turka)  toplamda 6 kez yenilmiş, diğer Avrupa Ligi temsilcimizi karşı karşıya getirdi 21.haftadaki Fenerbahçe Ülker - Efes Pilsen maçı.

 

MAÇIN GİDİŞATI: GELLER VE GİTLER.......... 



Alp Aktaş
       

Daha önce Lig'in 6.haftasında ve Teknosa Türkiye kupası yarı finalinde iki kere boyun eğdiği Efes Pilsen'e, olası play-off eşleşmesine dezavantajlı başlamamak için kazanmak zorunda olan, son haftaların formsuz ekibi Fenerbahçe Ülker; maça, bu sene görmeye çok alış olmadığımız bir şekilde, sert ve istekli bir savunma ve bu haftaya kadar atılmış sayıların %38'ini (627/1662) bulduğu yüzdeli dış şutları ile başladı.

İlk periyotta hızlı oyunu ile kolay  sayılar da buldu. Efes Pilsen ise, arkasına aldığı seyircinin de desteği ile motivasyonunu arttırmış arzulu Fenerbahçe karşısında oldukça şaşkındı. Efes Pilsen o kadar şaşkındı ki, ligin 20. haftasında kadar 11,2 olan top kaybı ortalamasının (224/20) neredeyse yarısını, maçın daha ilk periyodunda gerçekleştirdi.

 

Maçın ikinci periyodunda ise Kerem Tunceri'nin de katkılarıyla Efes Pilsen savunması toparlandı ve Fenerbahçe Ülker dış oyuncularına şut fırsatı vermedi, uzun oyuncularına ise topun inmesini engelledi. Özellikle bu periyodun sonundaki 9-0'lık Efes Pilsen serisinde, Fenerbahçe Ülker, Efes Pilsen savunmasına 5 dakika sayı atamadı ve bu süre zarfında potasında, Kaya'dan art arda 7 sayı gördü. İlk periyotta bir ara 15'e kadar çıkan fark, ikinci periyottaki Efes Pilsen savunmasının gayreti ile 7 sayıya indi ve Fenerbahçe Ülker lehine kapandı (40-33). 

 

Maçın 3. periyodunda ise Fenerbahçe Ülker, Rasim'in etkili ve istekli oyunun da katkısıyla ikinci periyottaki 9-0'lik Efes Pilsen serisine 11-0 ile karşılık verdi. Fenerbahçe Ülker'in bu periyotta attığı toplam 22 sayının 9'unu atan, rakip oyunculara yaptırdığı 2 hücum faul ile takımı ateşleyen Rasim, aynı periyodun içinde dizginleyemediği hırsının kurbanı oldu ve sportmenlik dışı yaptığı bir faul sonunda haklı olarak diskalifiye edildi ve oyun dışı kaldı. Bu seviyede profesyonel bir oyuncunun, böylesi önemli bir maçta yaptığı düşüncesiz ve disiplinsizce, fair-play ruhuna aykırı kasıtlı hareketi anlaşılır gibi değildi. Zaten seyircinin de etkisiyle gergin geçen maçın geneline bakıldığında, oyuncular birbirleriyle sürekli uğraştı. Özellikle Mirsad ile Kaya arasındaki itişme, Mirsad'ın yüzüne aldığı bir darbe sonrasında sakatlanmasına ve maçın genelinde vasatın da altında performans göstermesine neden oldu (4 sayı, 3 ribaunt, 2 asist, 0/5 dış atış, 4/4 faul atışı)

 

Maçın son periyoduna Rasim'in 3. periyottaki etkili oyunu sonucunda 10 sayı fark ile giren (65-55) Fenerbahçe Ülker'de, Efes Pilsen'in dozajını arttırdığı savunmasının da etkisiyle, panik hakimdi. Dış oyuncular zaman zaman karşılaştıkları tam saha baskı nedeniyle topu pota altına indirmekte zorlandılar. Bu yüzden sabırsız ve acele dış şutlar kullandılar, yaptıkları top kayıpları ile takımlarının sayı bulmasına mani oldular. Efes Pilsen ise bu periyotta 8-0'lık bir seri daha yakalayıp, farkı 2 sayıya indirdi ve maçın uzatmaya gitmesine neden oldu. Bu periyodun tamamında atılan 24 sayının; 17'sini, hızlı hücumlardan kolay basketlerle ya da sabırlı bir şekilde pota altından bulurken, Fenerbahçe Ülker ise acele atışlar nedeniyle ancak 7 sayı bulabildi.

 

Uzatma periyodunda ise iki takım da maçı kazanabilmek için varını yoğunu ortaya koydular. Tecrübenin ve mücadelenin ön plana çıktığı bu dakikalarda, maçın uzatmalara kadar gelmesinde büyük katkısı olan Kerem Tunceri'nin kolay bir turnikeyi kaçırması ve ardından da bir top kaybı yapması, 45 dakikanın Fenerbahçe Ülker lehine sonuçlanmasına neden oldu (84-80).

  

SONUÇ

 

Maçın geneline bakıldığında Fenerbahçe Ülker'in pota altı oyuncularının maça katkısı oldukça sınırlıydı. Mirsad, Oğuz, Vidmar ve Semih'ten oluşan 4'lü, 24 sayı ve 13 ribaunt üretebilirken; Kasun, Kerem, Kaya ve Kakiouzis'ten oluşan 4'lü 31 sayı ve 22 ribaunt üreterek Fenerbahçe Ülker'e üstünlük kurdular. Özellikle Mirsad (4 sayı, 3 ribaunt) ve Oğuz'un (2 sayı, 1 ribaunt) oyuna katkısı hemen hemen hiç yoktu. Efes Pilsen'de ise Kasun (1 ribaunt) ve Ender (3 sayı) hiçbir varlık gösteremediler. Ayrıca Efes Pilsen'li Smith'in 7 sayısı, 6 ribaunt ve 7 top kayıplık performansı, ortalamalarının bir hayli altında kaldığını ve beklenen performansın uzağında olduğunu gösterdi.

 

İki takımın toplam ribaunt sayıları 33-36 Efes Pilsen lehine olmasına rağmen, Fenerbahçe Ülker'de uzun oyuncuların katkısının sınırlı olması nedeniyle, dış oyuncuların yaptığı 20 ribauntluk katkı dikkat çekiciydi. Özellikle Fenerbahçe Ülker'den Smith'in aldığı 6 ribaunt ve attığı 12 sayı ile Ömer Onan ise savunmadaki gayretleri ve attığı 14 sayı ile lig ortalamalarının üzerine çıktılar. Bu iki oyuncudan Ömer'in attığı 8 sayının ilk periyotta, Smith'in ise attığı 10 sayı ve aldığı 4 ribauntun ilk yarıda gerçekleşmesi ilgi çekiciydi. Diğer taraftan Efes Pilsen, normal sezonun 2 katı  olan, 22 top kaybı ile maça damgasını vurdu. Efes Pilsen'in inanılmaz top kayıplarına karşılık Fenerbahçe Ülker sadece 10 top kaybı yaptı. Ayrıca  10 top  çalarak bu istatistik dalındaki kayıplarını da dengeledi.

 

Maçta Efes Pilsen'de Kerem Tunçeri (17 sayı, 5 assist, 2 ribaunt), Kerem Gönlüm (11 sayı, 8 ribaunt) ve Marvis Thornton (18 sayı, 4 ribaunt); Fenerbahçe Ülker'de ise geldikleri günden beri gösterdikleri performansla eleştirilen Marques Gren (12 sayı, 4 assist, 3 ribaunt) ve Devin Smith (12 sayı, 6 ribaunt, 3 assist) ile uzatma periyodundaki performansı ile Semih Erden (14 sayı, 4 ribaunt) iyiler arasında gözüktüler.

 

Bu maçta da Fenerbahçe Ülker'in maçtaki 3 sayı yüzdesi (%31, 9/29) sezon ortalamalarının (%40, 209/522) altında kaldı. Efes Pilsen ise sezon ortalamalarının (%42, 188/445) üzerinde %44 (8/18) ile oynadı. Her iki takımın şut yüzdelerine bakıldığındaysa; Fenerbahçe Ülker %42 (27/64) ile sezon ortalamalarının (%49, 611/1239) altında, Efes Pilsen ise %49 (26/53) ile sezon ortalamaları (%50, 640/1261) civarında bir performans gösterdi

 

Peki istatiksel olarak pota altında ve dış sahada, Efes Pilsen'e kıyasla daha kötü oynayan Fenerbahçe Ülker, bu maçı nasıl kazandı diye sorarsanız, o sorunun cevabı, basketbol oyunun içinde gizli; çalışmak, arzulamak, mücadele etmek ve gerektiği anlarda tecrübesini sahaya yansıtabilmek... Ancak bu performansınızı sürekli aynı seviyede tutamaz ve maçın geneline yayamazsanız, bu maçta olduğu gibi "gel-git"leri yaşamak, zorunda kalabilirsiniz. Bu gel-gitleri de periyotlara göre "0-9", "11-0", "0-8" seriler ile yaşayan Fenerbahçe Ülker, maçın sonunda seyircisinin yüreğine ağzına getirse de, uzatma periyodunda daha sakin hücum ederek kazanmasını bildi ve Efes Pilsen'in 19 maçlık galibiyet serisine son verdi.

 

Haber Tarihi: 09 03 2009