Sabah Koşularına Kaldığı Yerden Devam |
|
Pazartesi sabahı koşmak istiyordum. Sabaha karşı NBA All Star maçı vardı. Saati kurup kalktım ama zaten gece birde yatmıştım. 03:30 da kalktığımda gözümden uyku akıyordu. Sürünerek salona gidip TV yi açtım. Daha oyuncuları bile tanıtmamışlardı. Yarım saat de onu bekleriz artık diye düşünüyordu ki içim geçmiş. Bir de baktım ilk çeyreğin ortalarına gelmişiz. Biraz seyrettikten sonra yine dalmışım. Kalktım ikinci çeyrek başlıyor. Bir kaç defa daha aynı şeyler gerçekleşince boş ver maçı deyip yatağıma geri döndüm. Böylece maçtan sonra sabah koşusu olayı yalan oldu. Dün akşam Selçuk ile konuşup sabah 7 de buluşmak üzere sözleştik. Yeni evinden ilk defa koşmaya gelecekti. Bu sabah 06:30'da saat çalmadan kendiliğimden uyandım. Yavaş yavaş hazırlanıp Selçuk'un telefonunu beklemeye başladım. Tahmin ettiğimden önce çaldırdı. Saat yedide Marmara Yelken'in önünde hazır kıtaydık. Sahil tarafına geçip parkurumuza doğru yürümeye başladık. Hava serin ama pırıl pırıldı. Güneş yeni yükseliyordu. Parkura yavaş bir tempoyla başladık. Ne de olsa bir ayı aşkın süredir koşmuyorduk. Sol dizim hafiften sızlıyordu ama önemli bir şeyi yoktu. Yavaş yavaş, güle oynaya parkuru tamamladık. Süre 24:55. İstesek 60 - 70 saniye aşağı çekebilirdik ama ilk günden zorlamayalım dedik. Daha doğrusu Selçuk'un radarları öyle uygun gördü. Isostar'ı kafaya diktim. İşte koşunun en sevdiğim anı. Bahar yaklaşıyor, güneşi görünce kıpır kıpır oluyor insan. Özlemişim güneşe karşı koşmayı.
|
| Haber Tarihi: 21 Şubat 2006 |