Kış Gelmesin Motorlar Susmasın

Aralık ayındayız ama havaların bundan haberi yok gibi. Arada yağmur yağmakla beraber ılık ve güneşli bir haftayı geride bıraktık. Aslında Pazar günü Selçuk ile bisiklete binecektik. Fakat sabah kalktığımızda sisten göz gözü görmüyordu. Bisikleti koşuya çevirip Selçuk ile sahilde buluştuk. Verimli bir koşudan sonra bizim eve gidip kahvaltı yaptık. Oradan da spora gidip basketbol oynadık. Rakipler basketboldan çok rugby oynamaya gelmişlerdi. Epey dayak yedik ama maçı da kazandık. Saat iki civarı Erdem bize bakmaya geldi. Tesadüf yolda karşılaştık. Motor sürüyor muyuz? Tabi ki. Ben eve gidip eşyaları aldım. Gerçi çok yorulmuştum ve bacaklarım bir haftadır tutmuyordu. Ama motor aşkı galip geldi. Bostancıya gidip Kara Kızıma atladım. Bimex'de motor yıkanmış pırıl pırıldı. Hatta zincir bile parlıyordu. Zinciri yağlayıp yola koyulduk. Selçuk (1000RR), Erdem (Bandit 600) ve Kara Kız. Rotamız Tuzla. Herkes aç olduğundan köfte yiyelim  dedik. Sahil yolunda bir sürü motor gördük. Selçuk'un ara ara gazlamalarını saymazsak sakin bir yolculuktan sonra Tuzla'ya geldik. Hem Filizler hem de Kekik doluydu. Kekik'in önündeki kuyruk daha az olduğundan Kekik'e ismimizi yazdırdık. On dakika geçmeden sıra geldi. Selçuk oturur oturmaz aranmaya başladı. Aç Selçuk'tan korkacaksın. Güzelce karnımızı doyurduk. Yemekten çıkıp motorların yanına gittik. Karşı tarafa 8-9 tane daha motor gelmişti. Herhalde grup olarak gelmişler. Hepsi spor motosikletti. Dönüş yolunda ise bizi bir sürpriz bekliyordu. Maltepe civarında yağmura yakalandık. Tertemiz motorum ne yazık ki pislendi. Ahmet'in ahı tuttu dedik. Tam biz galeriye girdik yağmur şiddetini artırdı. Bir ara otomobilin silecekleri yetişmedi. Güzel bir Pazar günü geçirdim.

 
Haber Tarihi: 6 Aralık 2005