Askerin Günlüğü

 

20 Haziran 2000, Salı

Şafak 17

Dün yaptığım antrenmanda ön kolumun sakatlığı nüksetti. Hani şu Mürsel Bey ile yaptığım bilek güreşinde incinen yer. Aslında şelalelerde taş atarken de canım yanmıştı. Herneyse şimdi yine acıyor ve antrenmanı tamamlayamadım. Sakatlık kadar nefret ettiğim bir şey yok. Kolumun acısı bir yanda, boğazımın ağrısı diğer yanda. Havalar oldukça serinledi hatta Erciyes'e kar yağdı. Haziran'ın ortasında kar...

Gelelim haftanın önemli olayına. Türkiye Belçika'yı 2-0 mağlup ederek Euro 2000'de çeyrek finale kaldı. Basına çok kızdım. Daha ilk maçtan takımın ipini çektiler. şimdi çevir kazı yanmasın yapıyorlar. Daha takımın iki maçı var, hiç bir şey belli değil ama bizim çok bilgili! spor yazarlarımız hemen verip veriştirdi. Ama cevaplarını da aldılar. (2008 Kayı'nın notu: Ne ilginçtir ki Euro 2008'de de basın Fatih Terim'i eleştimekten büyük resmi göremedi. Yine cevap sahada millilerimizden geldi.)

Dün akşam ziyaretime benim daha önce tanışmadığım uzak bir akrabam olan Hicabi Ağabey geldi. Sağolsun bana meyve, çikolata falan getirmiş. Eğer Samsun'a gitmezsa haftaya beni Kapadokya'ya götürmeyi teklif etti. Biz de arkadaşlarla araba tutup gitmeyi düşünüyoruduk. Eğer gidersem Mutlu'nun deyişiyle çok hoş olacak.

Devreler iyice bunaldılar. Alt devre de bir türlü göreve başlayamadı. En azından refakatleri onlara verseler de bizimkiler  biraz rahatlasa. Adamların askerliği bitmiş hala nöbetteler.

Yayın Tarihi: 7 Ağustos  2008